|
|
|
Cumhuriyetin
83. yılında halkımızın büyük bölümü açlık
ve sefalete mahkum
Cumhur aç
Cumhurun çoğunluğunu oluşturan, asgari
ücretli çalışan ve ailesi, ancak, ayda 6
gün insan onurunun gerektirdiği hayat
düzeyinde yaşayabiliyor.

Harcama artıyor, gelir düşüyor
Açlık sınırı 594, yoksulluk sınırı ise bin
934 YTL’ye yükseldi. Türk-İş’in yaptığı
araştırmada, 380 YTL olan bir asgari
ücretlinin, ailesiyle birlikte açlık ve
yoksulluk sınırının altında yaşadığı
ortaya çıktı. Asgari ücret, açlık sınırı
olarak tanımlanan tutarın, yüzde 64’ünü,
yoksulluk sınırı olarak tanımlanan tutarın
ise ancak yüzde 20’sini karşılayabiliyor.
Araştırmada, geçen yıla göre gıda için 51,
temel ihtiyaçlar içinse 165 YTL. daha
fazla harcama yapılması gerektiği
kaydedilirken, bir yılda asgari ücrete
yapılan toplam zammın 30 YTL. olduğu
belirtildi.
Ayda 11 gün aç
4 kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı
beslenebilmesi için aylık zorunlu gıda
harcaması tutarı, bu ay bir önceki aya
göre 1,66 oranında artarak 593 YTL 55
YKr’ye çıktı. Asgari ücretin açlık sınırı
olarak tanımlanan tutarın yüzde 64'ünü,
yoksulluk sınırı olarak tanımlanan tutarın
ise ancak yüzde 20'sini karşılayabildiği
ifade edilen araştırmada, “Asgari ücret
alan bir çalışan ailesi, ancak 19 gün
dengeli beslenebilmekte, insan onurunun
gerektirdiği yaşam düzeyini ise sadece 6
gün için yaşayabilmektedir. Asgari ücretli
11 gün aç, 24 gün yoksul durumdadır”
denildi.
Türk-İş, açlık sınırının 594, yoksulluk
sınırının bin 934 YTL'ye yükseldiğini
bildirdi. Türk-İş Araştırma Merkezi'nce
yapılan araştırmaya göre, 4 kişilik bir
ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi
için aylık zorunlu gıda harcaması tutarı,
bu ay bir önceki aya göre 1,66 oranında
artarak 593 YTL 55 YKr'ye çıktı.
Araştırmada, geçen yıl sonuna göre bugün
sadece gıda için 51, temel ihtiyaçlar için
165 YTL daha fazla harcama yapılması
gerektiği belirtildi. Oysa tüm bir yıl
için yapılan asgari ücret artışının 30 YTL
olduğu vurgulandı. Araştırmaya göre,
yoksulluk sınırı olarak nitelendirilen ve
4 kişilik ailenin aylık zorunlu gıda
harcaması yanında ulaşım, kira, giyim,
yakacak ve kültür gereksinimleri için
gerekli olan tutar ise aynı dönemde bin
901 YTL 94 YKr'den bin 933 YTL 55 YKr'ye
yükseldi.
Araştırmada, ülkede halen geçerli olan
asgari ücretin ele geçen tutarının 380.46
YTL olduğuna işaret edilerek, bu düzeyde
gelir elde edenlerin ailesiyle birlikte
açlık ve yoksulluk sorunu ile karşı
karşıya kaldığı belirtildi. Asgari ücretin
açlık sınırı olarak tanımlanan tutarın
yüzde 64'ünü, yoksulluk sınırı olarak
tanımlanan tutarın ise ancak yüzde 20'sini
karşılayabildiği ifade edilen araştırmada,
''Asgari ücret alan bir çalışan ailesi,
ancak 19 gün dengeli beslenebilmekte,
insan onurunun gerektirdiği yaşam düzeyini
ise sadece 6 gün için yaşayabilmektedir.
Asgari ücretli 11 gün aç, 24 gün yoksul
durumdadır'' denildi. |
 |
|
Milletvekilleri “Mess Dress” ve Millî
Kıyafet” arıyor
Ankara’nın derdi “Mess Dress”
Sezer, 29 Ekim Pazar günü Çankaya
Köşkü’nde vereceği resepsiyon için yine
kıyafet uyarısında bulundu. Sezer’in
davetiyesinde Davetlilerin giyebileceği
kıyafetler, Smokin, Koyu Renk Elbise, Mess
Dress, Uzun Etek ve Millî Kıyafet olarak
sıralandı. Ancak milletvekillerinin Mess
Dress ve Millî Kıyafet konusunda kafaları
karıştı. Milletvekillerinin
danışmanlarına, Mess Dress ve Millî
Kıyafet hakkında bilgi edinmek üzere
talimat verdiği öğrenildi. Öte yandan
Sezer, başörtülü ayrımını bu yıl da
sürdürdü. Eşinin başı kapalı
milletvekillerine “eşsiz” davetiye
gönderildi.

MUSTAFA YILMAZ / ANKARA
Kılık kıyafet konusundaki! hassasiyetiyle
tanınan Cumhurbaşkanı Sezer 29 Ekim Pazar
günü Çankaya Köşkü’nde vereceği resepsiyon
için yine kıyafet uyarısında bulundu.
Cumhuriyetin 83. yıldönümü nedeniyle
gerçekleştirilen davet için giyilebilecek
kıyafetler, “Smokin”, “Koyu Renk Elbise”
“Mess Dress”, “Uzun Etek” ve “Milli
Kıyafet” olarak sıralandı.
Hemen her resepsiyon davetinde,
milletvekillerine eşinin başörtülü olup
olmadığına göre iki ayrı davetiye gönderen
ve eşi kapalı milletvekillerine “eşsiz”
davetiye gönderen Sezer bu yılda kuralı
bozmadı. Milletvekillerinden eşlerinin
başı kapalı olanlara “eşsiz” davetiye
gönderildi.
Davetiyedeki kıyafet uyarısıda yine yerini
aldı. Kıyafet başlığı altında yapılan
uyarıda “resepsiyona katılacak
davetlilerin giyecekleri kıyafetler,;
smokin, koyu renk elbise, mess dress, uzun
etek ve Milli Kıyafet (CD) şeklinde
sıralandı. Ancak milletvekillerinin
“Mess Dress” ve “Milli Kıyafet” konusunda
kafaları karıştı. Bazı milletvekillerinin
danışmanlarına, “Mess Dress”in ne anlama
geldiğini ve “Milli Kıyafet”in nasıl bir
şey olduğunu öğrenmeleri konusunda talimat
verdiği öğrenildi. Çünkü Türkiye’de
belirlenmiş resmi bir “Milli Kıyafet”
tanımı bulunmuyor. İngilizce bir ifade
olan Mess Dress’in ise daha çok askeri
yetkililerin salon davetlerinde giydiği
özel bir gece kıyafeti olduğu öğrenildi.
Cepler evde kalacak
Pazar günkü resepsiyon için bir başka
ilginç uyarı da cep telefonları konusunda
oldu. Davetiye ile birlikte gönderilen
Güvenlik Kartı’nda “Resepsiyon salonuna
alınmayacağı için cep telefonu ve fotoğraf
makinası getirmemeleri” istendi. Davetiye
de ayrıca, davetlilerin 29 Ekim Pazar
günü en geç 18.45’te Çankaya köşkünde
bulunmaları uyarısıda yapıldı. Bu yılki
resepsiyona da Cumhurbaşkanı Sezer’in
ayrımcı tavrını protesto amacıyla bir çok
milletvekilinin katılmayacağı
belirtiliyor. Bu yılki 29 Ekim Resepsiyonu
Mayıs 2007’de görev süresi dolan Sezer’in
son resepsiyonu olacak.
Bazı kıyafet tanımları
1- Ulusal Kıyafet: Bazı ülkelerde resmi
kişilerin ve özellikle ülke
temsilcilerinin ulusal günlerde, bayram ve
törenlerde giydikleri kıyafete verilen ad.
Türkiye’de resmi olarak giyilen milli bir
kıyafet bulunmuyor. Bayram ve törenlerde
giyilen folklorik kıyafetler ise milli
değil, daha çok yöresel ve geleneksel
kıyafetler olarak tanımlanıyor.
Frak: Bakanlar Kurulu kararı ile resmi
erkek kıyafeti frak olarak kabul
edilmiştir. Resmi tören ve davetlerde,
devlet başkanları onuruna düzenlenen resmi
yemeklerde, devlet başkanına itimatname
sunma törenlerinde, ulusal bayram
kutlamaları törenlerinde, balolarda ve
opera galalarında yüksek mevki sahipleri,
diplomatlar ve yüksek rütbeli subaylar
frak giyerler.
Smokin; Resmi ya da yarı resmi davet ve
törenlerde giyilen erkek gece kıyafeti.
Smokin, yalnızca gece davetlerinde ve
törenlerinde (resepsiyon, kokteyl, balo,
opera, konser, tiyatro, parti, dans,
düğün)ve akşam yemeklerinde giyiliyor. |
|
ABD bastırdı Cargill için yeni yasa
çıkıyor
AKP hükümeti, Başkan George Bush ile Dünya
Bankası’nın sorunlarının çözülmesi için
devreye girdiği Bursa’daki ABD’li
tatlandırıcı firması Cargill için yeni bir
yasa çıkartmaya hazırlanıyor. Saadet
Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa
eski Milletvekili Ahmet Sünnetçioğlu,
yapılmak istenen değişikliği ‘Adrese
teslim yasa’ diye nitelendirdi.
KP hükümeti, Başkan George Bush ile Dünya
Bankası’nın sorunlarının çözülmesi için
devreye girdiği Bursa’daki ABD’li
tatlandırıcı firması Cargill için yeni bir
yasa çıkartmaya hazırlanıyor. Danıştay’ın
kısa bir süre önce verdiği yürütmeyi
durdurma kararından sonra harekete geçen
AKP, komisyondan geçirdi ği
değişikliğini önümüzdeki hafta Salı günü
Meclis’e getirecek. Kapısına mühür vurulan
Cargill’i kurtaracak yasa değişikliği ile
Danıştay kararları by-pass edilmiş olacak.
Son teklifin altında ise, AKP’li Altan
Karapaşaoğlu’nun imzası bulunuyor. Saadet
Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa
eski Milletvekili Ahmet Sünnetçioğlu,
yapılmak istenen değişikliği ‘Adrese
teslim yasa’ diye nitelendirdi.
Yıllardır tartışma konusuna olan hatta
Türkiye’deki pancar üretiminin
kısılmasının arkasındaki güç olarak da
gösterilen Cargill firması ile tartışmalar
bitmek bilmiyor. Danıştay 10. Dairesi’nin
verdiği kararın ardından Bursa’nın
Orhangazi ilçesinde kurulu fabrikasına
mühür vurulan Cargill, bir türlü pes
etmiyor. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ABD
gezisinde Başkan Bush’un bile devreye
girdiği Cargill hakkındaki son Danıştay
kararından sonra şimdi de yasa değişikliği
yapılacak.
2000 yılından bu yana yaklaşık 6 yıldır
faaliyette bulunan ABD’li tatlandırıcı
üreticisi firması Cargill Tarım Sanayi
A.Ş, 20 Ekim 2006 tarihinde mühürlendi.
Son gelişmeler üzerine hükümet nezdinde
yapılan girişimler sonucu, Danıştay
kararını by-pass edecek yeni bir kanun
teklifi Meclis’e sunuldu.
AKP Bursa Milletvekili Mehmet Altan
Karapaşaoğlu tarafından sunulan yasa
değişikliği, Tarım ve Köyişleri
Komisyonunda hemen kabul edildi.
Cargill’in yeniden üretime geçmesinin
önünü açacak değişikliğin, önümüzdeki
hafta Salı günü Meclis Genel Kurulu’nda
görüşülmesi bekleniyor. Cargill’i
kurtaracak düzenleme, Toprak Koruma ve
Arazi Kullanımı Kanunu’na eklenecek geçici
bir madde ile yapılacak.
Teklif yasalaşırsa firmalar, metrekare
başına 5 YTL ödemek kaydıyla üzerinde
bulundukları tarım arazisini kullanma
iznine kavuşacak. Cargill firması,
belirtilen ücreti ödediği takdirde 1.
derece tarım arazisi üzerindeki
tesislerini yasal hale getirmiş olacak.
Cargill’in kapatılmasına yol açan Danıştay
kararı, Orhangazi’de tarım arazisi üzerine
kurulu fabrikanın bulunduğu alanı “Özel
Endüstri Bölgesi” ilan eden Bakanlar
Kurulu kararını bozmuştu.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve
Bursa eski Milletvekili Ahmet Sünnetçioğlu,
yapılmak istenen değişikliği ‘Adrese
teslim yasa’ diye nitelendirdi. Tayyip
Erdoğan’ın 2004 Ocak’ın ABD’ye yaptığı
gezide olduğu gibi son ABD gezisinde de
Bush’un bu konuyu gündeme getirdiğini
vurgulayan Sünnetçioğlu, “Şimdi de bu
yasayı çıkartacaklar” dedi.
Cargill’in 90 milyon dolarlık yatırımla
Orhangazi’de 1. sınıf tarım arazisinde bu
tesisi kurduğunu kaydeden Sünnetçioğlu, o
dönemde sivil toplum kuruluşlarının açtığı
davalarda verilen kararlar ve Danıştay’ı
kapatma kararı bulunduğunu hatırlattı.
Ecevit döneminde Cargill için çıkarılmak
istenen Endüstri Bölgeleri yasasının
gündeme geldiğini vurgulayan Sünnetçioğlu,
daha sonra 2005 yılında yeni bir yasa
kabul edildiğini kaydetti. Bu yasa ile
ihtilaflı bölgelerin çözülmesi halinde
sorunun halledilmesinin yolunun açıldığını
kaydeden Sünnetçioğlu, ancak Cargill’in
verilen 6 aylık ek süre zarfında
ihtilafları çözemediğini dile getirdi.
Sünnetçioğlu, bu nedenle şimdi yeni bir
yasa çıkarılmaya çalışıldığını kaydetti. |
|
 |
|
 |
Uluslararası Millî Görüş
Sempozyumu bugün istanbul’da başlıyor
Yeni bir dünya için...
28-29 Ekim 2006 tarihlerinde İstanbul Dedeman
Otel’de gerçekleştirilecek olan ‘Millî Görüş
Sempozyumu’nun yeni bir dünya düzeninin
oluşturulmasına büyük katkı sağlaması bekleniyor.
Programa, Millî Görüş Lideri Erbakan’ın yanısıra
İslâm ülkelerinin önde gelen fikir önderleri, eski
Devlet ve Hükümet Başkanları da katılacak. ESAM
Genel Başkanı Recai Kutan’ın ev sahipliği yapacağı
sempozyum açılış töreninin ardından komisyon
çalışmaları ile basına kapalı olarak devam edecek.
Yeni bir dünya düzeni oluşturmak için yola çıkan
ESAM, 29 Mayıs’ta ‘Müslüman Topluluklar Birliği’
adlı bir sempozyum düzenlemişti. Bu toplantının
ardından, D-8 Ülkelerinin siyaset, fikir ve bilim
adamlarıyla, ‘Yeni Bir Dünyanın Kuruluş Projesini’
oluşturmasının amaçlandığı bu sempozyumlardan sonra,
160 ülkede “Millî Görüş Enstitüleri”nin kurularak,
önce D-8 İslâm ülkeleri çekirdek olmak üzere, 60
Müslüman ülkeyi bir araya getirerek, “Yeni Bir Dünya
Düzeni” hedefleniyor. |
|
İşte Adalet ve Kalkınma
Partisi’nin ‘Adalet’ ve ‘Kalkınma’ anlayışı
7.5 milyon kişiye 200
milyon dolar
11 kişiye ise tam 5 milyar dolar
İki
yıl içinde elektrik enerjisinde yapılan fazladan
ödemenin 5 milyar dolar olduğunu vurgulayan Saadet
Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mete Gündoğan,
iki yılda fakirlere dağıtılan kömürün maliyetinin ise
200 milyon dolar olduğunu belirterek “Bu nasıl adalet,
bu ne ile kalkınma?” diye sordu.
Vampirlere yaradı!
Yüksek Denetleme ve Sayıştay raporlarındaki rakamlara
göre özel sektör enerji üreticilerine, TEAŞ’ın 3 cente
ürettiği elektrik için 10 centin üzerinde fiyat
ödendiğini söyleyen Saadet Partisi Genel Başkan
Yardımcısı Mete Gündoğan; bunu ödemek için, yine aynı
çevrelerden faizle borç alındığını ve toplam zararın 10
milyar doları bulduğunu söyledi. Mete Gündoğan; “AKP,
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndaki hortumları
kesmedi. Sadece damara girerek by-pass yaptı ve
damarları açarak vampirlere daha fazla kan
pompalanmasını sağladı” diye konuştu.
Kime taahhüt verildi?
Mete Gündoğan; AKP hükümetinin, sadece borç faizi
ödeyip, özel sektör enerji kuruluşlarına kaynak
aktardığını, belirterek “Enerji yatırımı yapmayan
hükümet, ülkenin geleceğini karartmaktadır. Türkiye
enerji yatırımlarını zamanında realize etmediği taktirde
ileride ciddi sorunlarla karşılaşacaktır” dedi.
Hazinenin fiyat ve miktar garantili enerji satın alma
anlaşmalarının kamu zararına olduğunu söyleyen Saadet
Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mete Gündoğan; “AKP’nin
bu sistemde ısrar etme gerekçesi nedir? Kimlere ne tür
bir taahhüt verilmiştir?” diye sordu. |
|
|
BASIN BÜLTENLERİ
Türk bayrağına
yapılan hakaretleri ve yakma
girişimini telin ediyoruz.
IMF'nin yıkım ekibi AKP!
AKP iktidarında
maalesef her yer karanlık
Cumhurbaşkanı
Suriye ziyaretini inadına yapmalıdır
Yeni TCK, “demokratik bir felaket” tir!
ABD’nin İncirlik talebi derhal red edilmelidir!

|
|